ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Trump Avrupa ve Çin'i nasıl yakınlaştırdı?

O gün geldi çattı.

2 Nisan.

ABD Başkanı Trump, bugünü ülke için kurtuluşun başlangıcı diye niteliyordu.

Pek çok ithal üründe ek gümrük vergilerini hayata geçeceği tarih olarak 2 Nisan'ı vermişti.

Trump'a kalırsa bu ülkenin zenginleşmesine olanak sağlayacak.

Ayrıca dışarıda üretim yapan şirketlerin üretimlerini ABD'ye kaydırmasına da imkân tanıyacak.

Gerçekten de öyle mi olacak dersiniz?

Ya da bu ABD'ye maddi faydadan çok zarar getirebilir mi?

Gümrük tarifeleri artınca bu ürünleri sokaktaki Amerikalı için daha pahalı olmayacak mı?

Örneğin otomobiller ve otomobil parçaları.

ABD'de bir yılda satılan otomobillerin yüzde 50'si ithal.

Ticaret yapanın karşılaştığı ek maliyeti ürüne yansıtması da gayet doğal.

Üstelik hemen her ürüne bu maliyet yansıyacağı için, ABD'ye ihracat yapan şirketler açısından ciddi bir rekabet farkı da oluşturmayabilir.

Sonuçta Trump "ABD zenginleşecek" derken aslında bir cebinden çıkardığı parayı diğer cebine koyup kendini kandırmış da olabilir.

Muhakkak ekonomistler bu konuda çok daha net ve somut yorumlar yapabilecektir ama buradan bakınca izlenim böyle.

Trump ilk görev döneminde de ticaret savaşı başlatmıştı.

Ama ikinci dönemindeki ilkini mumla aratır oldu.

Üstelik bundan en büyük zararı da, aslında ABD'nin en büyük müttefiki olan Avrupa çekecek gibi görünüyor.

Haliyle durumdan fazlasıyla rahatsızlar.

Trump'ın uzun vadede ülkesine vereceği zararsa aslında tam olarak bu olabilir.

ABD'nin en büyük müttefiki ve ticaret ortaklarından Avrupa ile yine ABD'nin ezeli rakibi ve en büyük ticaret ortağı Çin'i fena halde birbirine yakınlaştırabilir.

Avrupa ve Çin zaten kötü ilişkilere sahip değil.

Özelikle de ticaret alanında.

Şimdi ortak darbe aldıkları ABD karşısında, kendilerini korumak için birbirlerine daha da yakınlaşmaktan daha mantıklı ne olabilir?

Zaten Trump'ın gümrük vergilerini duyurmasının ardından onlar da aralarındaki stratejik iş birliğini hızlandırdı.

AB Komisyonu'nun Ticaret ve Ekonomiden Sorumlu Üyesi Marcos Sefcovic'in birkaç gün önce Çin'i ziyaret etmiş olması sizde tesadüf olabilir mi?

Böyle bir ortamda hiç sanmıyorum.

Özetle önümüzdeki dönemde Avrupa ve Çin'in ticaret savaşlarında ABD'ye karşı daha büyük iş birliklerine gitmeye başladığı bir dönem görebiliriz.

Bir de Rusya ile yakınlaşma arayışındaki Trump'ın da Moskova ile yeni ticari iş birlikleri kurduğu günler görürsek, işte o zaman dünya çok ilginç bir yer haline gelecek.


Yazarın diğer yazıları